Dinimizde Alışveriş ve Ticaretin Ahlaki Yönü ve Önemi PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 16 Aralık 2011 10:48

İslamiyet ticaretle uğraşmanın helal kazanç yollarından biri ve en önemlisi olduğunu bildirmektedir. Cuma Suresinin 10. ve 11. ayetlerinde Yüce Allah müminlerden “Cuma namazlarını kıldıktan sonra rızklarını kazanmak üzere yeryüzüne dağılıp Allah’ın lütfundan rızklarını talep etmelerini istemektedir”.

İslam’a göre ticaret ve kazancın helal olması hususunda başta gelen en önemli prensip müşteriyi aldatmamaktır. Dürüstlüğü ve doğru sözlülüğü ile müşteriye güven verebilmektir. Peygamberimiz doğru sözlü güvenilir tüccarı, ahirette peygamberler, sıdıklar ve şehitlerle beraber olacaklarını bildirmiştir ve övmüştür. (ibn-i Mace, Ticaret 1). Müşterinin gafletinden ya da bilgisizliğinden faydalanarak sağlam ve kullanışlı olmayan bir malı ona satmanın İslam ahlakıyla bağdaşmayacağını bildiren Peygamberimiz “bizi aldatan bizden değildir” (Müslim 164) buyurmuşlardır.

Yine “kusurlu bir malın ayıbını söylemeden satmak bir müslümana helal olmaz” (ibn-i Mace, Ticaret 45) buyurmuştur. Bu nedenle Müslüman kaliteli malı kalitesizle karıştırmamalı, iyiyi kötüden ayırmalı, malın kusuru varsa açıkça söylemelidir ve Peygamberimizin şu hadisini hiçbir zaman unutmamalıdır. “Alıcı ve satıcı doğru söyler ve her şeyi açıkça ortaya koyarlarsa kazançları helal ve bereketli olacaktır” (Buhari 19).

Ticarette dikkat edilmesi gereken en önemli diğer bir husus da Allah’ın Yüce adını O’ nun haram kıldığı hususlarda kullanmaktır. Basit menfaatler için insanları “vallah, billah” vs. diyerek “(Allah’ ın adı) ile aldatmak” (Fatır 5) büyük günahlardandır. “Kıyamet gününde Allah böyle insanların yüzlerine bakmayacağını, onları dinlemeyeceğini, onları temize çıkarmayacağını ve acıklı azaba maruz kalacaklarını bildirmiştir (Ali İmran 77). Nitekim Peygamberimiz de “Allah kıyamet gününde üç zümreye rahmet nazarıyla bakmayacak ve onlar için elim bir azap vardır. Bunlar: Elbisesini kibirli bir şekilde yerlerde sürüyenler, yaptığı iyiliği başa kakanlar ve yalan yere yemin ederek malını fahiş fiyata satmaya çalışanlardır. (Müslim 171).

Ticari faaliyetlerin dürüst, yararlı ve güven içinde yürütülmesini sağlayan bu prensipleri benimseyip tatbiki halinde piyasalarda görülen birçok bozukluk ve aksaklık kendiliğinden kalkacaktır. Çünkü İslam’da ticaret, ahlaki değerlerle iç içedir. Kişinin yücelmesini ve daha uygar bir şahsiyete dönüşmesini sağlayan bu değerler bir kenara itilirse; o takdirde piyasada tanık olduğumuz rüşvet, yolsuzluk, haksız kazanç, borcunu ödememe vb... kötülük ve çirkinlikleri sadece yasal tedbirlerle ve cezalarla önlemek mümkün olmayacaktır.

Zira manevi sorumluluk bilinci ve inancını taşıyan bir insan yanıltıcı ve aldatıcı reklam kampanyalarına teşebbüs edemez, verdiği sözü yutamaz, ekonomik gücünü bir baskı ve tahakküm aracı olarak kullanamaz.

Tarih göstermiştir ki İslam medeniyeti Afrika, Asya ve Avrupa’nın birçok bölgelerine inanç ve imanın sorumluluğunu taşıyan Müslüman tüccarlar sayesinde girmiştir.

 Mahmut GÜRLEN 
Tekirdağ Müftüsü 
 
Bu sitenin tüm hakları Tekirdağ Müftülüğüne aittir. Sitedeki bilgi belge ve dokümanların izinsiz kullanılması yasaktır. Sitedeki bilgilerin kullanılmasından dolayı Tekirdağ Müftülüğü hiçbir hukuki sorumluluk kabul etmez.