|
“Allah’ın katında üstünlük sadece takvada olup”1 soy-sop, makam, mevki, cinsiyet, vücut azalarının tam veya noksan olması üstünlük ya da aşağılık sebebi değildir. Bir imtihan vesilesi olarak insanların bazıları zihinsel veya bedensel engelli durumdadır. Bu durumdaki insanlarımızla karşılaşabilir, onlarla belki hayatı ya da aynı mekânı paylaşabiliriz. Teknoloji geliştikçe, günlük hayatımızda kullandığımız eşya, araç ve nakil vasıtası çeşitleri arttıkça bunun kaçınılmaz sonucu olarak istenmeyen kazalar ve istenmeyen sonuçlarla karşılaşabiliyoruz. Engelli kardeşlerimizin büyük bir çoğunluğu sağlıklı iken geçirdiği kaza veya hastalık sonucu o duruma düşmüştür. Şunu iyi bilmeliyiz ki; sağlıklı her birey aynı zamanda engelli adayıdır. Çünkü ne zaman, nerede nasıl bir olayla karşılaşacağımızı hiçbirimiz bilemeyiz.
Kamil bir mümin her durumda tedbirini alır. Aldığı tedbirlere rağmen kendisine bir musibet gelir, vücudunda ruhsal veya bedensel arıza olursa, onu kendisine yüce Allah tarafından verilen bir imtihan vesilesi olarak kabul eder. Engelli duruma düştüğünden dolayı asla isyan etmez, tevekkül göstererek sabreder. Herkesin malumudur ki imanın şartlarından biri de hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmaktır. Yüce Rabbimiz ayeti kerimede; “O sabredenler, kendilerine bir bela geldiği zaman; biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz, derler.”2 buyurarak, belaya duçar olanın sabretmesi karşısında imtihanı kazanacağının müjdesini vermektedir. Pekiyi engelli insanlarımıza karşı davranışlarımız nasıl olmalıdır? Öncelikle kendimizi engelli insanların yerine koymalıyız ve aynı durumda biz olsaydık başkalarından nasıl bir tavır beklerdik, bunu samimi olarak düşünmeliyiz. Engelli kimseleri alay ve eğlence konusu yapmak, onları üzecek, haysiyetini zedeleyici tutum ve davranışlara yüce dinimiz asla müsaade etmez. Bizler de onlara karşı yanlış davranışlarda bulunmadığımız gibi, yanlış davrananlara da müsaade etmemeliyiz. İnsanların şeref ve haysiyetini rencide edici söz ve davranışlar Müslümanlara asla ve asla yakışmaz. Engelli kardeşinin özrü ile dalga geçen, taklidini yapan, onları aşağılayan kimseler Yüce Rabbimizin şu ikazını unutmasınlar; “Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de alay edilenler, alay edenlerden daha hayırlıdırlar…”3 Engelli kardeşlerimiz de bizden bir parçadır. Onlara garip gözle bakmak, onların bir işe yaramayacağını zannetmek onları engellerinden daha fazla incitir. Onları topluma kazandırıp, iş ve meslek sahibi yaparak verimli hale getirmek hepimizin görevidir. Engelli insanlarımıza ve onların bakımı ile yakından ilgilenen ailelere ve kurumlara maddi ve manevi yönden yardımcı olmalıyız. İhtiyaçlarını karşılayıp, engellilere ve yakınlarına moral vererek hayır dualarını almalıyız. Engellilere karşı güzel davranışlar, Allah (cc)’ın vermiş olduğu sağlık ve afiyet nimetini bizlere en güzel şekilde hatırlatır ve Rabbimize içtenlikle şükretmemize vesile olur. Yüce Rabbim hepimize bela ve musibetlerden uzak, sağlık, afiyet içerisinde hayırlı ömürler nasip etsin. 1 - Hucurat 49/13 2 - Bakara 2/156 3 - Hucurat 49/11 |